Sirkhane DARKROOM sanatçıları: Abdullah (17), Abdülsamet (13), Ahmet (13), Abdo (9), Alin (9), Aya (9), Ayşe (8), Azad (10), Azad (13), Bilal (12), Cemal (13), Ceylan (15), Darşan (12), Dilava (13), Dilava (14), Emine (15), Emira (16), Eylem (13), Hacı (17), Hala (13), Halil (12), Hamoude (10), Hamza (8), Hazar (10), İbrahim (12), İbrahim (13), İbrahim (14), İlava (8), Lara (12), Melik (14), Meltem (18), Menal (13), Meryem (12), Muhammed (10), Muhammed (17), Muhammed (9), Musa (16), Naime (10), Omar (10), Osman (15), Refai (12), Reşit (10), Rinda (12), Rinda (13), Rojin (13), Rümeyse (11), Saide (12), Selma (9), Selma (9), Sevin (14), Sidra (15), Şirin (16), Sultan (12), Sultan (13), Sultan (14), Suvar (15), Velid (12), Yara (13), Zeynap (11), Zeynep (12)
Video: Salam Aleykom, Kronos Quartet and Friends, 2020
Müzik: Sahba Aminikia
Sirkhane DARKROOM Yürütücüsü: Serbest Salih
Küratörler: Sezgi Abalı & Sinan Eren Erk
Sergi Fotoğrafları: Orhan Cem Çetin
Çeviri: Selçuk Somersan
Sergi kurulum ve tanıtım sürecindeki teknik desteklerinden ötürü BUSY İstanbul’a, Fiksatif’e, oda yerleştirmeleri için Sevi Sevgi’ye, fotoğrafların baskı sürecindeki destekleri için Uğur Varlı Fotoğraf Hizmetleri’ne ve serginin gerçekleşmesinde emeği geçen Kalyon Kültür ekibine teşekkürler…
Sergiden fotoğraf: Orhan Cem Çetin
Alin, 9 yaş, Kobani
Mardin’de yaşayan yerli ve mülteci çocuklara sanatsal bir buluşma alanı sunma amacıyla kurulan Her Yerde Sanat Derneği, sirk sanatlarına odaklanan Sirkhane, müzikal çalışmalara odaklanan Müzikhane ve fotoğraf çalışmalarına odaklanan DARKROOM projelerini 2012’den beri sürdürüyor.
bir de buradan bak sergisi, fotoğrafçı Serbest Salih tarafından yürütülen DARKROOM projesinde farklı yaşlardan ve etnik kökenlerden gelen, çoğunluğu mülteci olan çocukların çektikleri analog fotoğraflara odaklanıyor.
Sergi, çocukluk dönemini ve çocukların bakışını yine çocukların gözünden, olduğu gibi sergi mekânına taşırken; izleyicilerine ev, yabancı, ortasında ve bir arada temaları üzerinden kurgulanan yeni bir deneyim alanı sunuyor.
“Geçmişe ya da geleceğe gitmeden anda kalmayı en iyi çocukken beceririz. Zamanın en çocuksu hali şimdiki zamandır sanki. Bu büyülü aralıkta hayaller ve gerçekler kolaylıkla bir araya gelebilir. Çocukluğumuzdan kalan bir oyuncağın anılarımızdaki yeri, henüz küçükken duyduğumuz bir şarkı, aynada kendimizi gördüğümüz bir an ve belki bir rüya gibi başını sonunu hatırlayamadığımız parça parça anların hepsi kağıt üzerinde anlam bakımından eşitlenirken, her birimiz için bambaşka anlamları yüklenirler. Kalabalıkların ortasında ama biriciktirler.”*
*Sinan Eren Erk & Sezgi Abalı